Vergi hukuku, idari usulün ve sürelerin belirleyici olduğu bir alandır. Bir vergi uyuşmazlığında esasa ilişkin haklılık, süresi içinde kullanılmayan başvuru yolları nedeniyle çoğu zaman hiç incelenemez.
Vergi hukuku, büromuzun faaliyet alanları arasında yer almaktadır. Çalışmalarımız, hem idari aşamadaki başvuru yollarının değerlendirilmesini hem de vergi mahkemesi ve üst yargı aşamalarının yürütülmesini kapsar.
İdari aşama ve başvuru yolları
Bir vergi veya ceza ihbarnamesi tebliğ edildiğinde, dava açma süresi kural olarak otuz gündür. Bu süre içinde uzlaşma, cezalarda indirim ve dava açma yollarından hangisinin seçileceği birlikte değerlendirilmelidir. Seçilen yol diğerlerini çoğu zaman kapatır.
Uzlaşma talebi dava açma süresini durdurur. Uzlaşmanın sağlanamaması halinde kalan süre içinde dava açılabilir. Vergi hatası bulunan hallerde ise düzeltme ve şikayet yolu ayrıca işletilebilir.
- Vergi ve ceza ihbarnamelerinin değerlendirilmesi
- Tarhiyat öncesi ve sonrası uzlaşma
- Cezalarda indirim ve pişmanlık başvuruları
- Düzeltme ve şikayet yoluyla başvuru
- İzaha davet süreçleri
Vergi davaları
Vergi mahkemesinde açılan iptal davası, tarh edilen verginin ve kesilen cezanın hukuka uygunluğunun denetlenmesini sağlar. Dava açılması, tahsil işlemlerini kural olarak durdurur. Buna karşılık ödeme emrine karşı açılan davada tahsilatın durması için yürütmenin durdurulması kararı gerekir.
Vergi mahkemesi kararlarına karşı istinaf ve koşulları varsa temyiz yoluna başvurulabilir.
Vergi incelemesi ve tahsilat süreçleri
Vergi incelemesi sürecinde mükellefin hakları ve inceleme usulüne ilişkin kurallar, sonradan açılacak davanın zeminini oluşturur. İnceleme tutanaklarına konulacak şerhler bu nedenle önem taşır.
Amme alacaklarının tahsili aşamasında ödeme emri, haciz, e-haciz ve ihtiyati haciz işlemlerine karşı süresi içinde dava açılması gerekir. Ödeme emrine itiraz süresi kısa olup kaçırıldığında alacak kesinleşir.
Şirket yöneticilerinin ve ortaklarının sorumluluğu
Kanuni temsilcilerin ve ortakların şirket vergi borçlarından doğan sorumluluğu, uygulamada en çok tartışılan başlıklardan biridir. Bu dosyalarda temsil yetkisinin hangi dönemde ve hangi kapsamda bulunduğunun belgeye dayalı olarak ortaya konulması belirleyicidir.


