Aile hukuku dosyalarında hukuki sonuç kadar sürecin yönetilme biçimi de önemlidir. Büromuz, davanın hangi kalemlerinin gerçekten çekişmeli olduğunu önce ayırır. Anlaşmaya açık başlıkların gereksiz yere yargılamaya taşınması süreci uzatır ve tarafların yükünü artırır.
Boşanma davasında kusurun ispatı merkezi önemdedir. Kusur, tazminat ve yoksulluk nafakası taleplerini doğrudan etkiler.
Anlaşmalı ve çekişmeli boşanma
Anlaşmalı boşanma için evliliğin en az bir yıl sürmüş olması, tarafların birlikte başvurması ve hazırlanan protokolün hakim tarafından uygun bulunması gerekir. Protokolün özellikle velayet ve nafaka bakımından çocuğun yararına aykırı görülmesi halinde hakim değişiklik isteyebilir.
Çekişmeli boşanmada delil olarak tanık beyanları, mesajlaşma ve arama kayıtları, sosyal medya paylaşımları, banka hareketleri ve sağlık kayıtları kullanılabilir. Buna karşılık hukuka aykırı biçimde elde edilen kayıtlar dosyaya sunulamaz.
Velayet ve kişisel ilişki
Velayette ölçüt çocuğun üstün yararıdır. Tarafların kusur durumu tek başına sonuç doğurmaz. Uygulamada belirleyici olan unsurlar şunlardır: çocuğun alışkın olduğu çevre, eğitim düzeni, ebeveynin fiilen bakım sağlayabilme imkanı ve idrak çağındaki çocuğun görüşü.
Velayet kararı kesin hüküm oluşturmaz. Koşullar değiştiğinde velayetin değiştirilmesi davası açılabilir. Kişisel ilişkinin engellenmesi halinde icra dairesi aracılığıyla ilişkinin kurulması talep edilebilir.
Nafaka
Tedbir nafakası yargılama süresince, yoksulluk nafakası boşanma sonrası eş lehine, iştirak nafakası ise çocuk için hükmedilir. Boşanmada tam kusurlu olan eş lehine yoksulluk nafakasına hükmedilmez. İştirak nafakasında ise kusur rol oynamaz. Ölçüt çocuğun ihtiyacı ve yükümlünün ödeme gücüdür.
Ödenmeyen nafaka için icra takibi başlatılabilir. Nafaka alacakları maaş haczinde dörtte bir sınırlamasına tabi değildir.
Mal rejiminin tasfiyesi ve ziynet alacağı
2002 yılından sonra kurulan evliliklerde yasal rejim edinilmiş mallara katılma rejimidir. Boşanma kararı kesinleşmeden tasfiye davası sonuçlanmaz. Bu nedenle iki dosya çoğu zaman paralel yürütülür.
Taşınmazın kim adına tapuda kayıtlı olduğu tek başına belirleyici değildir. Satın alma bedelinin kaynağı, kredi ödemeleri ve kişisel malların yerine geçen değerler birlikte değerlendirilir. Miras ve bağış yoluyla edinilen mallar ile evlilik öncesi mallar kişisel maldır, ancak bunların gelirleri edinilmiş mal sayılır.
Ziynet eşyası kadının kişisel malı sayılır. Aynen iadesi mümkün değilse bedeli talep edilebilir.


