Faaliyet Alanlarımız · 03

Borçlar ve Sözleşmeler Hukuku

Borçlar ve Sözleşmeler Hukuku

Sözleşmeler hukuku, uyuşmazlığın çıkmasından sonra değil, çıkmasından önce kazanılan bir alandır. İyi kurgulanmış bir sözleşme, riski önceden dağıtır ve olası bir davada ispat yükünü lehinize çevirir.

AK OFİS, sözleşme çalışmalarında metni yalnızca hukuki açıdan değil, ifa ve ödeme akışı bakımından da değerlendirir. Vade, teminat, temerrüt sonuçları ve uyuşmazlık çözüm maddesi birlikte kurgulanmadığında, sözleşme kağıt üzerinde güçlü ama uygulamada işlevsiz kalır.

Sözleşmenin hazırlanması ve incelenmesi

Bir sözleşmede en çok tartışma doğuran maddeler genellikle en az dikkat edilen maddelerdir: yetkili mahkeme ve tahkim şartı, cezai şart, mücbir sebep, sözleşmenin devri ve fesih usulü. Bu maddelerin somut ilişkiye göre yazılması gerekir. Hazır şablonların olduğu gibi kullanılması çoğu zaman hak kaybına yol açar.

  • Ticari ve bireysel sözleşmelerin hazırlanması
  • Mevcut sözleşmelerin risk analizi ve revizyonu
  • Protokol, ibraname ve sulh anlaşmaları
  • Ön sözleşme ve niyet mektupları
  • Genel işlem koşullarının denetimi

Sözleşmeye aykırılık ve tazminat

Borca aykırılık halinde aynen ifa, ifa yerine tazminat, sözleşmeden dönme ve cezai şart talepleri gündeme gelir. Hangi yolun seçileceği, temerrüdün usulüne uygun biçimde oluşturulup oluşturulmadığına bağlıdır. İhtarnamenin içeriği ve tebliğ tarihi bu nedenle belirleyicidir.

Cezai şart, borçlunun aşırı ölçüde mağdur olduğu hallerde hakim tarafından indirilebilir. Tacirler arasında bu indirim kural olarak yapılmaz. Bu nedenle ticari sözleşmelerde oran dikkatle belirlenmelidir.

Kira sözleşmeleri

Konut ve çatılı işyeri kiralarında Türk Borçlar Kanunu'nun özel hükümleri uygulanır ve bu hükümlerin önemli bölümü kiracı lehine emredicidir. Sözleşmeye konulan pek çok madde kanuna aykırı olduğu için uygulamada hükümsüz kalır.

Kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda, ilamsız icra takipleri dışında, dava açmadan önce arabulucuya başvurulması zorunludur.

Haksız fiil ve sebepsiz zenginleşme

Zararın bir sözleşme ilişkisinden mi yoksa hukuka aykırı bir fiilden mi doğduğu, ispat yükünü, zamanaşımı süresini ve talep edilebilecek kalemleri değiştirir. Haksız fiilde zararın ve failin öğrenilmesinden itibaren iki, her halde on yıllık süre uygulanır. Sözleşmeye aykırılıkta ise kural olarak on yıllık süre geçerlidir.

Bize Ulaşın

Telefon veya WhatsApp üzerinden bizlere ulaşabilirsiniz. Canik'teki ofisimizde randevu oluşturabilirsiniz.